MİSAFİR

 Gözümüzü bir açtık sanki farklı bir yerdeyiz. Öncesinden eser yok. Yolda yürürken aniden düşen ve hayatlarını kaybeden insanları ilk önce televizyonlarda ve sosyal medyada görmeye başladık. Hastalanan insan sayısı, suya atılan bir taşın su yüzeyinde oluşturduğu dalga gibi giderek genişliyor ve hızla yayılıyordu. Korktuk.


Artık çevremizde gülen yüzlerin sayısı günden güne azalmıştı. Anneyi, babayı, dost ve arkadaşları ziyaret etmemek, sarılmamak, öpmemek bir sevgi göstergesi haline geldi. Soluduğumuz havanın paradan, güzellikten ve  güçten daha değerli olduğunu anladık. Onu ciğerlerimize doldurabilmenin herşeyden daha önemli olduğunun farkına vardık. Ama üzerinde yaşadığımız mavi gezegende bizler için sıkıcı bir hale gelen yaşam diğerleri için çok daha güzeldi. Sadece insanlar evlerine kapandı ve hapsoldu. Ağaçlar, çiçekler, böcekler, hayvanlar bizsiz daha mutluydular. Onlar hayatlarına aynı şekilde devam ediyordu. Biz insanlar nefessiz kalırken doğa derin bir nefes almıştı. Sadece bize ait olduğunu düşündüğümüz bu gezegende başka canlıların da olduğunu ve ne kadar bize aitse, bir o kadar da onların hakkı olduğunu öğrendik.


 Gökyüzü çok daha güzeldi böyle, sular daha temiz. Şunu çok iyi anladık. Sahibi değildik bu gezegenin, misafiriydik.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KOŞUYORUM

Dosdoğru Olmak.

Evlilik Sezonu